Detaylı İnceleme
1. Mainnet Lansmanı (Ağustos 2025)
Genel Bakış: Humanity Protocol’un ana ağı aktif hale geldi ve ağ test ortamından gerçek üretim ortamına geçti. Bu sayede kullanıcılar, avuç içi taramalarıyla benzersiz insan kimliklerini doğrulayabiliyor ve merkeziyetsiz uygulamalarla etkileşime girebiliyor.
Lansman, Polygon’un CDK’sı ile inşa edilen protokolün temel zkEVM Katman 2 blok zincirinin devreye alınmasını sağladı. Bu, biyometrik verilerin sıfır bilgi ispatları kullanılarak geri döndürülemez hash’lere dönüştürülmesini ve böylece gizliliğin korunmasını mümkün kılan Proof-of-Humanity (PoH) özelliklerinin tam olarak çalışmasını sağladı. Bu temel adım, adil airdroplar ve Sybil saldırılarına karşı dirençli yönetişim gibi gerçek dünya kullanım senaryolarının önünü açtı.
Anlamı: Bu gelişme $H için olumlu çünkü projeyi kavramsal bir testten canlı bir kullanım ağına taşıdı. Artık kullanıcılar doğrulanmış İnsan Kimliklerini aktif olarak kullanabiliyor, bu da ağ ücretleri ve staking için token talebini artırmalı. Ancak, o tarihten sonra teknik geliştirmelerden çok borsa listelemelerine odaklanıldı.
(Kaynak)
2. Walrus’a Geçiş (Aralık 2025)
Genel Bakış: Protokol, daha gelişmiş bir ispat sistemi olan Walrus’a teknik geçişini tamamladı ve ardından token fiyatında yeni bir rekor yükseliş yaşandı.
Bu geçiş, altyapıda önemli bir yükseltmeyi temsil ediyor. Walrus, sıfır bilgi ispatlarını daha verimli şekilde üretecek şekilde tasarlandı; bu da kullanıcılar için doğrulama süreçlerinin daha hızlı ve daha ucuz olmasını sağlıyor. Böyle bir yükseltme, ağın benimsenmesi arttıkça ölçeklenebilirliği sağlamak için kritik önemde.
Anlamı: Bu gelişme $H için nötrden olumluya doğru bir etki yaratıyor çünkü ağın teknik temelini güçlendirerek gelecekteki büyüme için daha ölçeklenebilir ve verimli hale getiriyor. Daha sağlam bir sistem, daha fazla kullanıcı ve karmaşık uygulamaları destekleyebilir. Ardından gelen fiyat artışı, piyasanın bu gelişmeyi olumlu karşıladığını gösterdi.
(Kaynak)
Sonuç
Humanity Protocol’ün gelişim süreci, ana ağ lansmanı ile önemli bir dönüm noktası ve ardından kritik bir altyapı yükseltmesi ile şekillendi. Ancak, o tarihten sonra kamuya açık kod tabanı geliştirmelerinden çok piyasa genişlemesine odaklanıldı. Şimdi en önemli soru şu: Protokolün kullanımını ilerletecek söz verilen zkProof yükseltmeleri ve merkeziyetsiz yönetişim gibi yeni teknik gelişmeler ne zaman hayata geçirilecek?